25/4/2007 - KPDS'de En Çok Çıkan Kelimeler - 2
| KPDS'DE ÇIKAN KELİMELER - 2 |
Background: geçmiş, tecrübe, arka plan Balance: denge, dengelemek Barely: zar zor, zorla Base: temel, esas; askeri üs Basis: temel, dayanak, öz Beneficial: faydalı Benefit: fayda, yarar Blame: suç, suçlamak Blink: Open and close, gözlerini kırpıştırmak Bloom: çiçek açmak Blossom: çiçek açmak, canlanmak, gelişmek Blunder: gaf, gaf yapmak Boost: artırmak, yükseltmek Boundary: sınır Bound to: zorunlu, kesin, mutlaka Border: sınır Break: off kırılıp ayrılmak, ilişiğini kesmek; birdenbire durmak Breakthrough: cepheyi yarıp geçmek; büyük buluş Briefly: kısa (biçimde), kısaca (özet olarak) Bring down: indirim yapmak, düşürmek Briskly: Quickly, Energetically canlı ve istenilen tarzda; enerjik Bruise: berelemek, ezmek; bere, ezik Brutality: Cruelty vahşilik Budget: bütçe Bump: vurma, toslama; şiş, tümsek Burglar: (ev, dükkan) soyan hırsız Bury: gömmek, defnetmek; gizlemek, örtmek Call at: uğramak Call off: iptal etmek Call on: ziyaret etmek; talep etmek Call up: telefon atmak Candidate: aday, namzet Capable: yetenekli, ehliyetli Captivate: büyüleme, esir etme, cezbetmek Carry out: yerine getirmek, gerçekleştirmek Cautious: ihtiyatlı, tedbirli Cease: sona ermek, durmak Chance: şans, tesadüfen olmak Charge: ücret; itham; hamle; şarj Charity: sadaka; hayırseverlik, hayır kurumu Cheer: neşe, tezahürat Chemist: kimyager; eczacı Choice: seçmek Choir: koro Clammy: yapış yapış; soğuk nemli Clarify: açıklamak, açıklık getirmek Clear: temizlemek, aklamak, izin vermek Clerk: memur, tezgahtar, sekreter Cliff: uçurum, sarp kayalık Clog: tıkamak, tıkanmak; takunya Coast: kıyı Coincidence: tesadüf Collar: yaka; tasma Collide: çarpışma, çarpma Combine: birleşmek, birleştirmek Commerce: ticaret Compare: mukayese etmek Compensation: bedel, tazminat, telafi Compete: yarışmak; rekabet etmek Competent Capable: ehil, yetenekli, yetkili Competition: yarışma, rekabet, sınama Complaint: şikayet etmek Complete: tamamlamak; tamamen Composed: birleşmiş; bestelenmiş; kendine hakim olmak Compromise: uzlaşmak Conceal: gizlemek, saklamak, örtmek Concession: taviz, ödün Concurrence Agreement: aynı olan, birlik olma, uyuşma; aynı zamana rastlama Condense: yoğunlaşma; sıvıya dönme; çözeltme Confidence: güven, itimat Confidence: kendine güven Confidential: Secret gizli, sır Confirm: teyit etmek, pekiştirme, onaylama, sürekli, müzmin Confiscated: Seized müsadere etmek, haczetmek; istimlak etmek Conflict: çelişmek Congratulate: tebrik etmek Conscientious vicdanlı Consequence: netice ; önem Conserve: koruma muhafaza etme Consider: hesaba katmak; göz önünde tutmak; saymak Considerably: epeyce, oldukça Consist: of müteşekkil olmak, oluşmak Consistently: mütemadiyen, devamlı Constitute: teşkil etmek, tesis etmek; tayin etmek Constitution: anayasa Contaminate: kirletmek; zehirlemek, bozmak Contented: halinden memnun, mutlu Cooperation: işbirliği Courteous: nazik, kibar, saygılı Coward: korkak Creative: yaratıcı Crime: suç, cürüm Criminal: suçla ilgili; suçlu; cezalı Crooked: eğri, çarpık, virajlı, hilekar Crop: mahsul Crowd: kalabalık Cruelty: zulüm, acımasızlık
|